sorarım size, siz hiç anneniz içeride gün yaparken odanızda tabak beklediniz mi? hiç bu heyecanı, adrenali yaşadınız mı? ben yaşadım. çoğu zaman önüne ne gelirse ondan yemek yapan anne o gün en kalteli, en pahalı malzemeleri alır ve en güzel pastalarını, en güzel böreklerini, tatlılarını, yemeklerini yapar. içeri odasında bekleyen biz ise o tabağın bize ulaşması için geçen dakikaları saymaya başlarız. gözümüz tamamen kapı deliğine odaklanmıştır. dışarıdan süzen ışığın bir saniye kaybolup kendini karanlığa bırakmasıyla kapı kolu çevrilir. narin hareketlerle dirseğini kullanarak kapıyı açan anne bir elinde tabak diğer elinde de bardakla içeri girer. bardakta ne olduğu bellidir; ayran! peki tabakta ne vardır. tamamiyle meçhul. gözünüz bardağı incelemekten hemen vazgeçer ve tabağa odaklanır. kapı ile oturduğunuz masa arası kilometrelerce uzar. annenin attığı her adım sanki özgürlüğe atılan bir adımdır. sonunda adrenalin tavan yapar ve anne size ulaşır. hemen tabağa odaklanip içindekileri gözden geçirirsiniz. ilk bakışta tüm detaylar dikkatini çekmez ama bu incelemeyi zamana yayarsanız içindeki zenginlikleri farkedebilirsiniz. bugün şanslı gününüzdesiniz. tabakta 2 dilim kek var. kakaolu ve yer yer fıstıkla süslenmiş. siz acaba fıstıkları kekten alip ayrı mı yemeliyim diye düşünürken bir parçasını çoktan ağzınıza atmışsınızdır. kekin hemen yanın kokusuyla bile mide özsuyunuzun boğazınıza geldiğini hissettiğiniz zeytinyağlı sarma durur. pardon, sarmalar! tam 7 adet. şansınız devam ediyor. çünkü genelde 5'i geçmez bu sayı. tam ona el atacakken çaprazındaki kısırı görürsünüz. o kadar lezzetli görünüyordur ki, neredeyse içindeki maydanozları sayacaksınızdır. ardından tabağın diğer ucundaki peynirli poğaçayı görürsünüz. hala sıcaktır ve içindeki peynirin eridiğine yemin bile edebilirsiniz. birkaç santim geriye çekilip tabağın güzelliğini uzun süre seyredersiniz. bu güzelliğe daha fazla dayanamayip allah ne verdiyse saldırırsınız : )
şimdi tekrar sorarım size, nerde o eski günler : )
Features
--
My Gallery: [link]
--
My Gallery: [link]
--
It's called thinking. Go with it.
Previous Page12345...Next Page